19 Mart 2016 Cumartesi

en sevdiğim yer taksim

Karşı binada oturanlar balkonlarına çok güzel bi sehpa ve iki tane de tabure almışlar. Pembe renkte yapay çiçekler ve bir de pembeli halı koymuşlar. Balkona her çıktığımda gözüm ilişiyor, ne tatlı duruyor diyorum.
Onlar beğenmediler ama galiba kendi aldıkları eşyaları.. Bir kere bile birinin o taburelere oturduğunu görmedim. Bir kere bile çay içildiğine yemek yendiğine rastlamadım. Ben olsam şimdiye kadar eskitmiştim bile..
Son zamanlarda yaşadığımız olaylar mı tetikliyor, yoksa ben zamanla takıntılı bir manyağa mı dönüştüm bilemem ama içimde hep hayatı dolu dolu yaşamadan ölürsem korkusu var. Uzaklaşmaya çalışsam da geçmiyor, malum her hafta biryerlerde bir bomba patlıyor. Tazecik yaşamlar belki de en kötü şekilde son buluyor. Bunları göre göre içimde hiç geçmeyen bir korku belirdi. Yer edindi aklımı, yüreğimi. En güzel eşyaları şimdi kullanalım, yiyebileceğimiz en güzel yemekleri şimdi yiyelim, en güzel şekilde sevelim hayatımızdaki insanları, her vaktimiz dolu dolu geçsin. Hiçbir anı kaçırmayalım.
Hep bunları düşünür oldum.
Hep en sevdiğimiz şeyleri yapalım. Hayat sevmediğimiz şeylere katlanmak zorunda kalmak için çok kısa ne yazık ki.
Ve bu "şimdi yapalım" listesine, en çok eklemek istediğim madde eminim ki "en sevdiğimiz yerlere şimdi gidelim" olurdu. Ama malesef yapamıyorum. En sevdiğimiz şeyleri şimdi yapamayan, hep erteliyen, burnunu evden çıkarması bile bir çeşit ölüm tehdidi olan bir toplumuz artık biz. Çarşıyı pazarı bırak işimize giderken, sevdiklerimizi işe gönderirken bile kaygılanıyoruz. En sevdiğimiz yerlere şimdi gidemiyoruz. Belki yarın da gidemeyeceğiz, belki öbür gün de.. Bu bombalar ne zaman duracak, bu adı konulmamış hain savaş ne zaman son bulacak hiçbirimiz bilmiyoruz.
Sadece ama sadece korkuyoruz.
Korkmakta haklıyız.
Başımıza daha neler gelecek bilmiyoruz. Ne kadar yiyebileceğiz en sevdiğimiz yemeği, ne kadar giyebileceğiz en sevdiğimiz elbiseyi bilmiyoruz.
Ama biliyoruz ki, bir gün İstiklal'de yeniden yeşil ağaçlar ve neşeli insanlar olacak. O insanlar biz olacağız, annelerimiz, babalarımız, evlatlarımız.. Bizler..
Bir gün kim bize şu an ne yaşatıyorsa aynısı dönüp dolaşıp kendini bulacak. O gün gideceğiz en sevdiğimiz yerlere. Harabeye dönüşen ruhlarımızın ve şimdi in cin top oynayan sokaklarımızın hesabını o zaman soracağız. Döktüğümüz gözyaşlarının, kaybettiğimiz masumların ahları onları bulduğunda, biz neşe ve umut içinde olacağız.
İnanıyorum, inanmak istiyorum.

1 yorum:

  1. Merhaba unarim hersey cok daha guzel olacak..blogunu yeni kesfettim ve takibe aldım bende bekliyorum..sevgiler

    YanıtlaSil