Karşı binada oturanlar balkonlarına çok güzel bi sehpa ve iki tane de tabure almışlar. Pembe renkte yapay çiçekler ve bir de pembeli halı koymuşlar. Balkona her çıktığımda gözüm ilişiyor, ne tatlı duruyor diyorum.
Onlar beğenmediler ama galiba kendi aldıkları eşyaları.. Bir kere bile birinin o taburelere oturduğunu görmedim. Bir kere bile çay içildiğine yemek yendiğine rastlamadım. Ben olsam şimdiye kadar eskitmiştim bile..
Son zamanlarda yaşadığımız olaylar mı tetikliyor, yoksa ben zamanla takıntılı bir manyağa mı dönüştüm bilemem ama içimde hep hayatı dolu dolu yaşamadan ölürsem korkusu var. Uzaklaşmaya çalışsam da geçmiyor, malum her hafta biryerlerde bir bomba patlıyor. Tazecik yaşamlar belki de en kötü şekilde son buluyor. Bunları göre göre içimde hiç geçmeyen bir korku belirdi. Yer edindi aklımı, yüreğimi. En güzel eşyaları şimdi kullanalım, yiyebileceğimiz en güzel yemekleri şimdi yiyelim, en güzel şekilde sevelim hayatımızdaki insanları, her vaktimiz dolu dolu geçsin. Hiçbir anı kaçırmayalım.
Hep bunları düşünür oldum.
Hep en sevdiğimiz şeyleri yapalım. Hayat sevmediğimiz şeylere katlanmak zorunda kalmak için çok kısa ne yazık ki.
Ve bu "şimdi yapalım" listesine, en çok eklemek istediğim madde eminim ki "en sevdiğimiz yerlere şimdi gidelim" olurdu. Ama malesef yapamıyorum. En sevdiğimiz şeyleri şimdi yapamayan, hep erteliyen, burnunu evden çıkarması bile bir çeşit ölüm tehdidi olan bir toplumuz artık biz. Çarşıyı pazarı bırak işimize giderken, sevdiklerimizi işe gönderirken bile kaygılanıyoruz. En sevdiğimiz yerlere şimdi gidemiyoruz. Belki yarın da gidemeyeceğiz, belki öbür gün de.. Bu bombalar ne zaman duracak, bu adı konulmamış hain savaş ne zaman son bulacak hiçbirimiz bilmiyoruz.
Sadece ama sadece korkuyoruz.
Korkmakta haklıyız.
Başımıza daha neler gelecek bilmiyoruz. Ne kadar yiyebileceğiz en sevdiğimiz yemeği, ne kadar giyebileceğiz en sevdiğimiz elbiseyi bilmiyoruz.
Ama biliyoruz ki, bir gün İstiklal'de yeniden yeşil ağaçlar ve neşeli insanlar olacak. O insanlar biz olacağız, annelerimiz, babalarımız, evlatlarımız.. Bizler..
Bir gün kim bize şu an ne yaşatıyorsa aynısı dönüp dolaşıp kendini bulacak. O gün gideceğiz en sevdiğimiz yerlere. Harabeye dönüşen ruhlarımızın ve şimdi in cin top oynayan sokaklarımızın hesabını o zaman soracağız. Döktüğümüz gözyaşlarının, kaybettiğimiz masumların ahları onları bulduğunda, biz neşe ve umut içinde olacağız.
İnanıyorum, inanmak istiyorum.
Rastalı Anne
ekşın, ekşın, bebelakşın!
19 Mart 2016 Cumartesi
20 Şubat 2015 Cuma
özgecan için, gizem için, münevver için, ve bütün sayamadıklarım için..
Herkese selam..
Bugün eğlenceli konular üzerine yazamayacağım. Zira çevreme baktğımda eğlenceli, bilgilendirici veya en azından kafamızı başka yerlere sürükleyebilecek sevimli yazılara ilham olabilecek güzel hiçbirşey görmüyorum..
Kısaca #ÖzgecanAslan diyeceğim, siz anlayacaksınız içimdeki sıkıntının sebebini. Ben Özgecan diyeceğim ama siz N.Ç anlayacaksınız, Münevver anlayacaksınız, küçük Gizem anlayacaksınız, ve daha ismini hatırlayamadığımız bir çoğunu anlayacaksınız. Hiçbiri hafızalarımızdan silinmedi, hiçbiri. Silinirse insanlığımız kurumuş demektir. Biz yok olduk demektir.
Haberi ilk duyduğumda elim ayağım kesildi, şaka zannettim. Abartılıyordur, yalan haberdir diye düşündüm. Ama ne yazık ki değilmiş. Evine gitmek için minibüse binen bir genç kız ilk önce minibüsçünün saldırısına uğramış, karşı koyup minibüsçünün o içine sıçtığım canını verdiği ifadeye göre çok yaktığı için bıçaklanmış, ölmeyince levyeyle kafasına vurularak bilinç kaybı yaşatılmış, tırnak aralarında minibüsçü pezevengin DNA'ları kalmasın diye elleri canlıyken kesilmiş ve daha sonra minibüsçü, minibüsçünün babası ve bir arkadaşlar tarafından benzin döküp yakılmış. Bu esnada tecavüze uğrayıp uğramadığını adli tıp söyleyecekmiş.
Yani ne denebilir ki.. Bu yapılanın üzerine söylenecek söz yok be abi. Ulan siz de bir anadan doğmadınız mı şerefsizin evlatları? Onu bunu geç bi dirhem de olsa insanlığınız yok mu??
Tabiki yok. Olsa o kızı bırak yakmayı, en başında, minibüste tek kalıp ona gözü diktiğiniz anda düşünürdünüz "benim de anam bacım var" diye. Yavşak herifler. Hepiniz şerefsizin en önde gidenlerisiniz.
Bunlara ne ceza verseler az. Ki ilk iki gün falan şu "idam geri gelsinnnn" diye bi taraflarını yırtan grubun belki de en başında geliyordum. Gerizekalı gibi.. Birşey dikkatinizi çekmedi mi? Bugüne kadar en az bunun kadar iğrenç bir çok cinayet işlendi ama kimse bağırmadı böyle "idam istiyoruuuuz" diye. Medyada müthiş bir algı yönetimi oyunu oynanıyor, bundan kimin ne çıkarı olacağını bilemiyorum ama şahsen idam cezası ile ilgili paylaştığım herşeyi sildim. Böylesine acı bir olayda bile subliminal mesajlar verilerek bazı çıkarlar sağlanmaya çalışılıyor ya, pes diyorum pes. Bunu özellikle Özgecan'la ilgili bi paylaşımın altında adını bile hatırlamadığım birinin yorumlarını okuduğumda fark ettim."Toplum mühendisleri çok güzel oynuyor kafanızla" diye bir cümle geçiyordu içinde. Kafamda resmen şimşekler çaktı...
Şimdi idama neden karşı olduğumu sorgulayacak olursak şu görsel yeterli olur sanırım ;
Yeterli mi?
Bu ülkede 13 yaşındaki kıza tecavüz eden adamlar kızın rızası olduğu gerekçesiyle serbest kalabiliyorken siz bu adaletten çok farklı şeyler mi bekliyorsunuz? Bunu geç olay şöyle olacak, sen devlete bi yanlış mı yaptın, birilerinin istemediği şeyleri mi dile getirdin, hop hadi bakalım tecavüzcüsün. Biz de senin asılmanı tam bir idiot gibi izleyeceğiz karşıdan, "Vay be bizim devletimiz tecavüzcüleri sallandırıyor heyt bee" şeklinde. Bu yüzden idam söylemlerini bırakın. Yarın öbür gün masum bi insan bizim bu çığırtkanlığımız sonucunda asılırsa öbür tarafta hesabını biz de vereceğiz.
İster sağcı olun ister solcu, ister otçu ister bokçu. Geçmişinizi unutmayın. Dar ağacında yitip giden canları unutmayın.
He ama bu adilere gelirsek ben şahsen hindistanda buna benzer bir olayın sonucunda tecavüzcülere verilen bir cezanın videosunu izledim, bence mükemmel. Efenim şöyle ki bu iğrenç pis tecavüzcüleri, yatacak yeri bile olmayan bu mahlukatları bir direğe bağlıyorlar, sonra kadınlar geliyor. Erkekler dokunmuyor bile. Ellerine ne geçirirlerse girişiyorlar bu adamlara. Tabiki videodaki teyzeler aynı fırsat bize verilse yapacağımızın belki de 10da 1ini yapıyorlar adamlara ama olsun. Fikir güzel.
Gerçi bir yazı okudum bu şerefsizlerin hapiste yaşayacaklarına dair, ama doğru mudur bilmem. Dünyada her ne olursa olsun sevgi ve barıştan yanayım ama Tanrı affetsin beni, böyle canilerin acı içinde kıvrandığını görmeyi çok istiyorum. Sadece ben değil, millet de görsün istiyorum ki aklı uçkuruna takılı kalmış şerefsiz evlatları varsa onlar da bi tırssınlar kendilerine gelsinler istiyorum. Ama tabii doğruysa.
Zaten internet bu tarz olaylardan sonra komple bilgi ve düşünce kirliliği. Hatta öyle tweetler okudum ki tanrım dedim iyi ki bazı kadınlara erkeklik organı vermemişsin, iyi ki yok onlarda sana şükürler olsun. Yoksa anamız bacımız bütün kadın milleti olarak evimizde rahat oturamayacakmışız, her mini etek gördüklerinde abanacaklarmış, Amerika'da 2 dakikada bir oluyor deyip 2 dakikada bir tecavüze yelteneceklermiş. Hatta ülkenin başına geçip bu işin olimpiyatını bile yaparlardı bu kafayla. Dediğim gibi iyi ki yok onlarda.
Hala tecavüzü mini eteğe, dekolteye bağlayan beyincikler var. Sorarım size o zaman, tamamen şeriat ülkesi olan İran'da tecavüzler neden oluyor? Mini etekten ötürü mü? Bu yüzden bi s*tirin gidin ya.
Siz hayatınız boyunca erkek çocuğunu "Oğlum amcalara çükünü göster, erkek benim oğlum erkek, erkek o yapar, erkek o elinin kiri" mantığıyla yetiştirip kızınıza gelince "kızım bekaretini koru, alem ne der, sen bizim namusumuzsun" diye büyütürsen, o oğlan çocuğu senin diz kapağından daha çooook tahrik olur. Ya siz sorunlu musunuz? Erkek yapınca bu işi gidip bir erkekle mi yapıyor da erkek yapınca elinin kiri, kız yapınca namusumuzu kirletti? Hatta kız yapıncayı bırak, kız tecavüze uğrayınca bile kirlendi gözüyle bakıp öldürüyorsunuz ulan.
Böyle saçma sapan yetiştirme tarzlarını bi kenara bırakmazsanız daha çok N.Ç, daha çok Münevver, daha çok Özgecan duyarız.
Bu iş sadece cinsel eğitimle de olacak şey değil. Benim de bir çocuğum var, ayaklanıp yürümeye bişeyleri anlamaya başladığı zaman hiç sanmmıyorum ki diyeyim ona "Sen otur da ben paşamın yemeğini hazırlayayım". Yok öyle birşey ya, kadını hizmetçi olarak görmemeli. O çocuk daha minnacıkken babası televizyon izlediği kelimenin tam anlamıyla yayıdığı bir esnada benim kalkıp sofra hazırladığımı görürse ne düşünür acaba?
-"Hmm annem babama hizmet ediyor, demek ki kadınlar hizmet eder erkekler keyfine bakar"
Bu algıyı ne kız ne de oğlan çocuklarınızda oluşturmayın. Ne kadın ne erkek birbirinin kölesi değildir. Kız çocuklarınızın dekoltelerini kapatmaya uğraşmak yerine, erkek çocuklarınızın ufkunu genişletmeye uğraşın. Kadınların onun hizmetçisi, köpeği olmadığını saygı ve sevgiyi sonuna kadar hak eden, kendine ait kararları olan birer BİREY olduğunu öğretin.
Mesela bu olay olmadan önce paylaşım sitelerinde gezinen bir video vardı. Ahanda şu VİDEO
Bizler bunu "ahahah çocuğa bak yaa" diye gülerek izledik ama dehşet acı bir gerçek var bu videoda.
Birincisi, "güzel pipi" ne abi?? Çocuğa öğretilmiş olan şeye bakar mısınız? Artık evde güzel pipilim falan diye mi seviyorlar çocuğu ne yapıyorlar anlamadım ama çocuğa "atmasınlar yapıştıracam ben onu" dedirtebilecek kadar karakteristik özellik katmışlar pipiye. Çocuğa adeta o varken bir birey olduğunu, o olmadığında bir hiç olacağını aşılamışlar ki çocuk "gitti güzel pipim"diye ağlıyor ya!
İkincisi bu yaşa gelmiş olan, sünnet olma zamanı gelmiş olan ve evde sürekli belli ki güzel pipisinden bahsedilen bu çocuğa verilen cinsel eğitim SIFIR! Çocuk daha sünnetin ne olduğunu bile bilmiyor kökten gitti sanıyor!
Heh gelelim şimdi asıl soruna, şimdi bu erkek çocuğu pipisiyle ilgili istediği gibi konuşuyor sen de gülüyorsun ya, senin kız çocuğun gelse kendi cinsel organıyla ilgili bişey söylese ağzına tuvalet terliğiyle vurursun ama di mi! Neden, çünkü ayıp, çünkü günah çünkü o KIZ çocuğu. Beyniniz bi kadına baktığınızda "Kadın mıdır kız mıdır" şeklinde işlediği için vurursunuz gayet rahat!
İşte tüm bu tecavüzlerin, şiddet eğiliminin en başı burda..
Sen o çocuğa ilk önce o organın "güzel pipi, cici pipi" değil, "penis" olduğunu, ve istediği zaman istediği kadınla rızasız bir şekilde kullanamayacağını ve kendisinin o organ sayesinde değil insancıl duyguları ve kişiliği sayesinde saygı görebilecek bir insan olduğunu öğreteceksin.
Şunu unutmayın, bugünün tüm tecavüzcüleri bir zamanın "güzel pipim cici pipim" diye ağlayan erkek çocukları.
He bunun dışında söyleyeceklerime gelinirse, tabi iş bu kadarla bitmiyor.
Mesela ben o dizilerde, filmlerde, gazetelerin en arka sayfalarında kadınları cinsel obje haline getiren bütün medya kuruluşlarının vizyonuna, misyonuna sıçayım. Bu algıyı erkeklerin beynine yerleştiren %50 etken de sizsiniz. Bi şarkı tırt mı, klibine çıplak kadın koy hemen patlasın. En arka sayfasında bikinili hatun var diye herkes senin gazeteni alsın. Sevişme sahnesi bol diye herkes senin dizini izlesin.
Özgecanın katilleri bile bikaç gün önce Fatmagül'ün Suçu Ne ? izlemişler ya! Gerçi şunu da belirteyim, ilk çekilen eski türk filmi versiyonunu izlemediğim için sosyal bir mesaj var mı yok mu bilemiyorum, ama Beren Saat'in oynadığı dizi versiyonunda gerçekten müthiş bir sosyal mesaj vardı. Ama algıda seçicilik yaparak sadece tecavüz kısmını alan sapıklar için kimsenin yapacak birşeyi yok bunun da farkındayım. Şöyle ki, twitterdaki #sendeanlat etiketini bile zevk almak için okuyan sapıkların olduğu bir dünyada yaşıyoruz, o etiket üzerinden bile tacize uğrayan kadınlarımız oldu. Hep derim; bir bıçakla ekmek de kesebilirsin, insan da.. Olay bu durumda biraz da niyete kalıyor ama sen böyle sapıkların önüne çıplak kadın bedenini sundukça onların sapık fantazilerine yağ sürüyorsun. Nasıl vicdanınız rahat uyuyorsunuz gece hiç bilmiyorum.
Hele bu sapık fantazilerine dini de alet edip şu şekilde saçma fetvalar veren değişik insanların değişik yorumlarını ikidebir önümüze sürerken hiç mi utanmıyorsunuz?
Her ne kadar yanlış olduğunu belirten yorumlar yapılsa da milletin bilinçaltına işliyor bunlar. "Kızlı erkekli yaşamayı caiz bulmadı ama bunu buldu" diye eleştiriyorsunuz ama programlara davet etmekten de çekinmiyorsunuz, gündemden bir türlü düşürmüyorsunuz, ne iş?
Böyle yani. Daha değinilecek çok nokta, kusulacak çok nefret var içimde oysa ki ama ellerim ve yüreğim tükendi yazarken. Bu yazıyı yazarken görselleri bulmak için google amcada yaptığım her arama bi tık daha midemi bulandırdı. Tanrım yarattığın oksijen, yarattığın nimetler çok kıymetli, neden böyle şerefsizin evlatlarını, böyle pislikleri de nimetlendiriyorsun dedim. Dedim evet, oturup üşenmeyip bu kadar da kustum içimdekileri. Ama bişey değişecek mi? Hayır. O ismini sayamayacağım tüm masumlar en acı ve iğrenç şekilde katledildiler. Umarım cennette birliktedirler, öylr biryer gerçekten varsa.
Yazıyı yazdığım esnada da güzel bir şarkı dinledim. Bu şarkıyı küçükken ve ergenlik dönemlerimde "İlerde rockçı olucam o zaman da bana böyle karşı çıkarsanız şarkımı dinlemezsiniz taam mı o yee" kafasıyla dinliyordum. Sonra bir gün hikayesine rastladım. Eğer doğruysa Şebnem Ferah, küçükken cinsel istismara uğramış ve bu şarkıyı da istismarcısına yazmış. Gerçekten hikayeyi bilerek dinlediğimde ciddi anlamda duygulanmıştım ve etkilenmiştim. Aşağıdaki sözlerine tıklarsanız şarkıyı dinleme fırsatınız olur..
İÇİNE GİRDİĞİN KÜÇÜK KAYGAN DELİĞİ, YENİ VE BÜYÜK BİR DÜNYA MI SANDIN? İSTERSEN BİR AYNAYLA YARDIM EDEYİM, AMA UMURSAMAZSIN..
Not; merak edenler için söyleyeyim, saldırıya uğradığında Özgecan'ın üzerinde kot pantolon ve kazak vardı. Neresinden tahrik oldunuz bi söyleyiversenize?
Not 2 : Sevgilisiyle kar topu oynarken öldürülen Nuh Köklü'ye de değinmek istedim bu yazıda, ama o kadar nefret kalmadı içimde, hüzüne ve korkuya dönüştü. Ağladım. Yazamadım.
Bugün eğlenceli konular üzerine yazamayacağım. Zira çevreme baktğımda eğlenceli, bilgilendirici veya en azından kafamızı başka yerlere sürükleyebilecek sevimli yazılara ilham olabilecek güzel hiçbirşey görmüyorum..
Kısaca #ÖzgecanAslan diyeceğim, siz anlayacaksınız içimdeki sıkıntının sebebini. Ben Özgecan diyeceğim ama siz N.Ç anlayacaksınız, Münevver anlayacaksınız, küçük Gizem anlayacaksınız, ve daha ismini hatırlayamadığımız bir çoğunu anlayacaksınız. Hiçbiri hafızalarımızdan silinmedi, hiçbiri. Silinirse insanlığımız kurumuş demektir. Biz yok olduk demektir.
Haberi ilk duyduğumda elim ayağım kesildi, şaka zannettim. Abartılıyordur, yalan haberdir diye düşündüm. Ama ne yazık ki değilmiş. Evine gitmek için minibüse binen bir genç kız ilk önce minibüsçünün saldırısına uğramış, karşı koyup minibüsçünün o içine sıçtığım canını verdiği ifadeye göre çok yaktığı için bıçaklanmış, ölmeyince levyeyle kafasına vurularak bilinç kaybı yaşatılmış, tırnak aralarında minibüsçü pezevengin DNA'ları kalmasın diye elleri canlıyken kesilmiş ve daha sonra minibüsçü, minibüsçünün babası ve bir arkadaşlar tarafından benzin döküp yakılmış. Bu esnada tecavüze uğrayıp uğramadığını adli tıp söyleyecekmiş.
Yani ne denebilir ki.. Bu yapılanın üzerine söylenecek söz yok be abi. Ulan siz de bir anadan doğmadınız mı şerefsizin evlatları? Onu bunu geç bi dirhem de olsa insanlığınız yok mu??
Tabiki yok. Olsa o kızı bırak yakmayı, en başında, minibüste tek kalıp ona gözü diktiğiniz anda düşünürdünüz "benim de anam bacım var" diye. Yavşak herifler. Hepiniz şerefsizin en önde gidenlerisiniz.
Bunlara ne ceza verseler az. Ki ilk iki gün falan şu "idam geri gelsinnnn" diye bi taraflarını yırtan grubun belki de en başında geliyordum. Gerizekalı gibi.. Birşey dikkatinizi çekmedi mi? Bugüne kadar en az bunun kadar iğrenç bir çok cinayet işlendi ama kimse bağırmadı böyle "idam istiyoruuuuz" diye. Medyada müthiş bir algı yönetimi oyunu oynanıyor, bundan kimin ne çıkarı olacağını bilemiyorum ama şahsen idam cezası ile ilgili paylaştığım herşeyi sildim. Böylesine acı bir olayda bile subliminal mesajlar verilerek bazı çıkarlar sağlanmaya çalışılıyor ya, pes diyorum pes. Bunu özellikle Özgecan'la ilgili bi paylaşımın altında adını bile hatırlamadığım birinin yorumlarını okuduğumda fark ettim."Toplum mühendisleri çok güzel oynuyor kafanızla" diye bir cümle geçiyordu içinde. Kafamda resmen şimşekler çaktı...
Şimdi idama neden karşı olduğumu sorgulayacak olursak şu görsel yeterli olur sanırım ;
Yeterli mi?
Bu ülkede 13 yaşındaki kıza tecavüz eden adamlar kızın rızası olduğu gerekçesiyle serbest kalabiliyorken siz bu adaletten çok farklı şeyler mi bekliyorsunuz? Bunu geç olay şöyle olacak, sen devlete bi yanlış mı yaptın, birilerinin istemediği şeyleri mi dile getirdin, hop hadi bakalım tecavüzcüsün. Biz de senin asılmanı tam bir idiot gibi izleyeceğiz karşıdan, "Vay be bizim devletimiz tecavüzcüleri sallandırıyor heyt bee" şeklinde. Bu yüzden idam söylemlerini bırakın. Yarın öbür gün masum bi insan bizim bu çığırtkanlığımız sonucunda asılırsa öbür tarafta hesabını biz de vereceğiz.
İster sağcı olun ister solcu, ister otçu ister bokçu. Geçmişinizi unutmayın. Dar ağacında yitip giden canları unutmayın.
He ama bu adilere gelirsek ben şahsen hindistanda buna benzer bir olayın sonucunda tecavüzcülere verilen bir cezanın videosunu izledim, bence mükemmel. Efenim şöyle ki bu iğrenç pis tecavüzcüleri, yatacak yeri bile olmayan bu mahlukatları bir direğe bağlıyorlar, sonra kadınlar geliyor. Erkekler dokunmuyor bile. Ellerine ne geçirirlerse girişiyorlar bu adamlara. Tabiki videodaki teyzeler aynı fırsat bize verilse yapacağımızın belki de 10da 1ini yapıyorlar adamlara ama olsun. Fikir güzel.
Gerçi bir yazı okudum bu şerefsizlerin hapiste yaşayacaklarına dair, ama doğru mudur bilmem. Dünyada her ne olursa olsun sevgi ve barıştan yanayım ama Tanrı affetsin beni, böyle canilerin acı içinde kıvrandığını görmeyi çok istiyorum. Sadece ben değil, millet de görsün istiyorum ki aklı uçkuruna takılı kalmış şerefsiz evlatları varsa onlar da bi tırssınlar kendilerine gelsinler istiyorum. Ama tabii doğruysa.
Zaten internet bu tarz olaylardan sonra komple bilgi ve düşünce kirliliği. Hatta öyle tweetler okudum ki tanrım dedim iyi ki bazı kadınlara erkeklik organı vermemişsin, iyi ki yok onlarda sana şükürler olsun. Yoksa anamız bacımız bütün kadın milleti olarak evimizde rahat oturamayacakmışız, her mini etek gördüklerinde abanacaklarmış, Amerika'da 2 dakikada bir oluyor deyip 2 dakikada bir tecavüze yelteneceklermiş. Hatta ülkenin başına geçip bu işin olimpiyatını bile yaparlardı bu kafayla. Dediğim gibi iyi ki yok onlarda.
Hala tecavüzü mini eteğe, dekolteye bağlayan beyincikler var. Sorarım size o zaman, tamamen şeriat ülkesi olan İran'da tecavüzler neden oluyor? Mini etekten ötürü mü? Bu yüzden bi s*tirin gidin ya.
Böyle saçma sapan yetiştirme tarzlarını bi kenara bırakmazsanız daha çok N.Ç, daha çok Münevver, daha çok Özgecan duyarız.
Bu iş sadece cinsel eğitimle de olacak şey değil. Benim de bir çocuğum var, ayaklanıp yürümeye bişeyleri anlamaya başladığı zaman hiç sanmmıyorum ki diyeyim ona "Sen otur da ben paşamın yemeğini hazırlayayım". Yok öyle birşey ya, kadını hizmetçi olarak görmemeli. O çocuk daha minnacıkken babası televizyon izlediği kelimenin tam anlamıyla yayıdığı bir esnada benim kalkıp sofra hazırladığımı görürse ne düşünür acaba?
-"Hmm annem babama hizmet ediyor, demek ki kadınlar hizmet eder erkekler keyfine bakar"
Bu algıyı ne kız ne de oğlan çocuklarınızda oluşturmayın. Ne kadın ne erkek birbirinin kölesi değildir. Kız çocuklarınızın dekoltelerini kapatmaya uğraşmak yerine, erkek çocuklarınızın ufkunu genişletmeye uğraşın. Kadınların onun hizmetçisi, köpeği olmadığını saygı ve sevgiyi sonuna kadar hak eden, kendine ait kararları olan birer BİREY olduğunu öğretin.
Mesela bu olay olmadan önce paylaşım sitelerinde gezinen bir video vardı. Ahanda şu VİDEO
Bizler bunu "ahahah çocuğa bak yaa" diye gülerek izledik ama dehşet acı bir gerçek var bu videoda.
Birincisi, "güzel pipi" ne abi?? Çocuğa öğretilmiş olan şeye bakar mısınız? Artık evde güzel pipilim falan diye mi seviyorlar çocuğu ne yapıyorlar anlamadım ama çocuğa "atmasınlar yapıştıracam ben onu" dedirtebilecek kadar karakteristik özellik katmışlar pipiye. Çocuğa adeta o varken bir birey olduğunu, o olmadığında bir hiç olacağını aşılamışlar ki çocuk "gitti güzel pipim"diye ağlıyor ya!
İkincisi bu yaşa gelmiş olan, sünnet olma zamanı gelmiş olan ve evde sürekli belli ki güzel pipisinden bahsedilen bu çocuğa verilen cinsel eğitim SIFIR! Çocuk daha sünnetin ne olduğunu bile bilmiyor kökten gitti sanıyor!
Heh gelelim şimdi asıl soruna, şimdi bu erkek çocuğu pipisiyle ilgili istediği gibi konuşuyor sen de gülüyorsun ya, senin kız çocuğun gelse kendi cinsel organıyla ilgili bişey söylese ağzına tuvalet terliğiyle vurursun ama di mi! Neden, çünkü ayıp, çünkü günah çünkü o KIZ çocuğu. Beyniniz bi kadına baktığınızda "Kadın mıdır kız mıdır" şeklinde işlediği için vurursunuz gayet rahat!
İşte tüm bu tecavüzlerin, şiddet eğiliminin en başı burda..
Sen o çocuğa ilk önce o organın "güzel pipi, cici pipi" değil, "penis" olduğunu, ve istediği zaman istediği kadınla rızasız bir şekilde kullanamayacağını ve kendisinin o organ sayesinde değil insancıl duyguları ve kişiliği sayesinde saygı görebilecek bir insan olduğunu öğreteceksin.
Şunu unutmayın, bugünün tüm tecavüzcüleri bir zamanın "güzel pipim cici pipim" diye ağlayan erkek çocukları.
He bunun dışında söyleyeceklerime gelinirse, tabi iş bu kadarla bitmiyor.
Mesela ben o dizilerde, filmlerde, gazetelerin en arka sayfalarında kadınları cinsel obje haline getiren bütün medya kuruluşlarının vizyonuna, misyonuna sıçayım. Bu algıyı erkeklerin beynine yerleştiren %50 etken de sizsiniz. Bi şarkı tırt mı, klibine çıplak kadın koy hemen patlasın. En arka sayfasında bikinili hatun var diye herkes senin gazeteni alsın. Sevişme sahnesi bol diye herkes senin dizini izlesin.
Özgecanın katilleri bile bikaç gün önce Fatmagül'ün Suçu Ne ? izlemişler ya! Gerçi şunu da belirteyim, ilk çekilen eski türk filmi versiyonunu izlemediğim için sosyal bir mesaj var mı yok mu bilemiyorum, ama Beren Saat'in oynadığı dizi versiyonunda gerçekten müthiş bir sosyal mesaj vardı. Ama algıda seçicilik yaparak sadece tecavüz kısmını alan sapıklar için kimsenin yapacak birşeyi yok bunun da farkındayım. Şöyle ki, twitterdaki #sendeanlat etiketini bile zevk almak için okuyan sapıkların olduğu bir dünyada yaşıyoruz, o etiket üzerinden bile tacize uğrayan kadınlarımız oldu. Hep derim; bir bıçakla ekmek de kesebilirsin, insan da.. Olay bu durumda biraz da niyete kalıyor ama sen böyle sapıkların önüne çıplak kadın bedenini sundukça onların sapık fantazilerine yağ sürüyorsun. Nasıl vicdanınız rahat uyuyorsunuz gece hiç bilmiyorum.
Hele bu sapık fantazilerine dini de alet edip şu şekilde saçma fetvalar veren değişik insanların değişik yorumlarını ikidebir önümüze sürerken hiç mi utanmıyorsunuz?
![]() |
| Mesela bu. |
![]() |
| Ya da bu. |
Böyle yani. Daha değinilecek çok nokta, kusulacak çok nefret var içimde oysa ki ama ellerim ve yüreğim tükendi yazarken. Bu yazıyı yazarken görselleri bulmak için google amcada yaptığım her arama bi tık daha midemi bulandırdı. Tanrım yarattığın oksijen, yarattığın nimetler çok kıymetli, neden böyle şerefsizin evlatlarını, böyle pislikleri de nimetlendiriyorsun dedim. Dedim evet, oturup üşenmeyip bu kadar da kustum içimdekileri. Ama bişey değişecek mi? Hayır. O ismini sayamayacağım tüm masumlar en acı ve iğrenç şekilde katledildiler. Umarım cennette birliktedirler, öylr biryer gerçekten varsa.
Yazıyı yazdığım esnada da güzel bir şarkı dinledim. Bu şarkıyı küçükken ve ergenlik dönemlerimde "İlerde rockçı olucam o zaman da bana böyle karşı çıkarsanız şarkımı dinlemezsiniz taam mı o yee" kafasıyla dinliyordum. Sonra bir gün hikayesine rastladım. Eğer doğruysa Şebnem Ferah, küçükken cinsel istismara uğramış ve bu şarkıyı da istismarcısına yazmış. Gerçekten hikayeyi bilerek dinlediğimde ciddi anlamda duygulanmıştım ve etkilenmiştim. Aşağıdaki sözlerine tıklarsanız şarkıyı dinleme fırsatınız olur..
İÇİNE GİRDİĞİN KÜÇÜK KAYGAN DELİĞİ, YENİ VE BÜYÜK BİR DÜNYA MI SANDIN? İSTERSEN BİR AYNAYLA YARDIM EDEYİM, AMA UMURSAMAZSIN..
Not; merak edenler için söyleyeyim, saldırıya uğradığında Özgecan'ın üzerinde kot pantolon ve kazak vardı. Neresinden tahrik oldunuz bi söyleyiversenize?
Not 2 : Sevgilisiyle kar topu oynarken öldürülen Nuh Köklü'ye de değinmek istedim bu yazıda, ama o kadar nefret kalmadı içimde, hüzüne ve korkuya dönüştü. Ağladım. Yazamadım.
7 Şubat 2015 Cumartesi
sarışın olma kumral ol, böyle çok daha güzelsin
Anne olmak ne zor ve tuhaf bişeymiş ya! Havalar soğuk, aman bişey olur da çocuk üşütür diye neredeyse haftalardır dışarı çıkmıyorum. Kendimi hayvanat bahçelerinde parmaklıkların ardında kendini seyredenlere şirinlik yapan şempanzeler gibi hissediyorum. Onu bunu bırak da ev 9.u katta, bana kim kabuklu yemiş atacak? Kuşlar falan mı?
Böyle böyle sıkıntıdan gene saçımın rengine taktım. Abi sarı iyi güzel yakışıyor da, kafamda artık saç mı var lastik mi var hiçbi fikrim yok. Bu orial midir ne haltsa saçı mahfediyor.. Bi de saçım uzasın diye antin kuntin şeyler kullanıyorum.Saçım hızlı uzamaya başladı, sevinsem sevinemiyorum, üzülsem üzülemiyorum.. Dip boyamı yaptıktan 3 gün sonra başlıyorlar dipten dipten çıkmaya. Güzelim saç rengim sarının yanında öyle bir hale geliyor ki bi de, sanırsın asfalta at sıçmış.. Doğal saç rengime dönmek istiyorum, onu da bulamıyorum renk kataloglarında. Bu kararsızlıkla dibim dip olmaktan çıkana kadar böyle gezeceğim sanırım.
Bi de bu dip boya olayının bende acaip bi hatırası var, ne zaman saçımı boyasam aklıma geliyor. Bigün ortaokuldayım, herkes saçına bişeyler yapıyor diye özendim. Annem tabiki izin vermedi. Ben de gittim şu değişik kına gibi şeyler varya, temizlik marketlerde kasanın yanında duran "Ben çok acaip bi maddeyim, hadi beni al, beni kullan" diyen şeyler.. Gittim onlardan aldım. Anneanneme de el kınası falan diye yutturdum. Paketin üzerinde koyu kahverengi saçlı tatlı hint bir abla duruyodu, heves ettim ben de koyu kahve rengi saçım olacak diye.. Öyle böyle annemden gizli boyadık biz bu saçı.. Hatta çocukluk arkadaşım Kesver de geldi, baya bi heyecan yaptık.. Sonra ben saçımı bi yıkadım, dünyam başıma yıkıldı.. Ufak bi renk değişikliği yapıcaz uhuu cool olucaz derken Katy Perry gibi olmuşum. Hadi gözlerim mavi falan olsa bi derece çekilir yanı olacaktı da, o ne be.. Bembeyaz ten, siyah göz ve simsiyah saç.. Yusuf yusuf oldum, okuduğum okul enteresan bi okuldu, böyle şeylere aşırının aşırısı takardı öğretmenler. Akşam annem bişey demedi ama ertesi gün okulda ne olacak diye tırnaklarımı yedim durdum.. Dedim kesin beni gönderecekler bu sefer disipline, off salağım ben salak..
Sabah oldu, çakmasınlar diye topladım saçımı. Allah allah, kimsede tık yok. Baktım ses çıkarmadılar, anormal geldi, ertesi gün saçımı açıp gittim. Turizm dersine giren peltek bi hocamız vardı, o soft sesiyle yanıma geldi "aha dedim fark etti işte" (ben de resmen belamı arıyomuşum) "saçını topla ğüya" dedi ve gitti.. Bir iki derken, şaka gibi ama kumral saçın simsiyaha boyanması koskoca okulda "ben herşeyi fark ederim benden kaçmaz" diyen onlarca öğretmenden birinin bile dikkatini çekmedi.. Aylar geçti, saçım uzadı. Acaip sıkılmıştım saçımın o tuhaf görüntüsünden. İki renk duruyordu, diplerim doğal saç rengim, geri kalan simsiyah.. Ve artık nasıl bir boya ya da kınaysa da bi türlü akmıyordu o saçma şey saçımdan. Bi gün gittik annemle kuaföre saçımı kestirdik. Hiç siyah kalmadı saçımda.. "Oh be sonunda kurtuldum, hem saçım kısacık oldu kimsede yok böyle şekil saç ehehehe çok havalıyım" düşüncesiyle güzel güzel okula gittim. İlk derste saçımı boyadığım gerekçesiyle peruklu Fen öğretmeninden, arkasından din öğretmeninden ve arkasından sınıf öğretmenimle beraber şu gözünden hiçbirşey kaçmadığını iddia eden Turizm öğretmeninden güzel bir fırça yedim. Israrla saçımı eski doğal(!) rengine boyamamı söyledi akıllılar.. Saçım biraz uzayıp o saçın doğal saç rengim olduğunu ispat edene kadar da peşimi bırakmadılar..
Yani kıssadan hisse, saçınızı boyamayın. Doğal kalsın.
Öpüldünüz
Böyle böyle sıkıntıdan gene saçımın rengine taktım. Abi sarı iyi güzel yakışıyor da, kafamda artık saç mı var lastik mi var hiçbi fikrim yok. Bu orial midir ne haltsa saçı mahfediyor.. Bi de saçım uzasın diye antin kuntin şeyler kullanıyorum.Saçım hızlı uzamaya başladı, sevinsem sevinemiyorum, üzülsem üzülemiyorum.. Dip boyamı yaptıktan 3 gün sonra başlıyorlar dipten dipten çıkmaya. Güzelim saç rengim sarının yanında öyle bir hale geliyor ki bi de, sanırsın asfalta at sıçmış.. Doğal saç rengime dönmek istiyorum, onu da bulamıyorum renk kataloglarında. Bu kararsızlıkla dibim dip olmaktan çıkana kadar böyle gezeceğim sanırım.
Bi de bu dip boya olayının bende acaip bi hatırası var, ne zaman saçımı boyasam aklıma geliyor. Bigün ortaokuldayım, herkes saçına bişeyler yapıyor diye özendim. Annem tabiki izin vermedi. Ben de gittim şu değişik kına gibi şeyler varya, temizlik marketlerde kasanın yanında duran "Ben çok acaip bi maddeyim, hadi beni al, beni kullan" diyen şeyler.. Gittim onlardan aldım. Anneanneme de el kınası falan diye yutturdum. Paketin üzerinde koyu kahverengi saçlı tatlı hint bir abla duruyodu, heves ettim ben de koyu kahve rengi saçım olacak diye.. Öyle böyle annemden gizli boyadık biz bu saçı.. Hatta çocukluk arkadaşım Kesver de geldi, baya bi heyecan yaptık.. Sonra ben saçımı bi yıkadım, dünyam başıma yıkıldı.. Ufak bi renk değişikliği yapıcaz uhuu cool olucaz derken Katy Perry gibi olmuşum. Hadi gözlerim mavi falan olsa bi derece çekilir yanı olacaktı da, o ne be.. Bembeyaz ten, siyah göz ve simsiyah saç.. Yusuf yusuf oldum, okuduğum okul enteresan bi okuldu, böyle şeylere aşırının aşırısı takardı öğretmenler. Akşam annem bişey demedi ama ertesi gün okulda ne olacak diye tırnaklarımı yedim durdum.. Dedim kesin beni gönderecekler bu sefer disipline, off salağım ben salak..
Sabah oldu, çakmasınlar diye topladım saçımı. Allah allah, kimsede tık yok. Baktım ses çıkarmadılar, anormal geldi, ertesi gün saçımı açıp gittim. Turizm dersine giren peltek bi hocamız vardı, o soft sesiyle yanıma geldi "aha dedim fark etti işte" (ben de resmen belamı arıyomuşum) "saçını topla ğüya" dedi ve gitti.. Bir iki derken, şaka gibi ama kumral saçın simsiyaha boyanması koskoca okulda "ben herşeyi fark ederim benden kaçmaz" diyen onlarca öğretmenden birinin bile dikkatini çekmedi.. Aylar geçti, saçım uzadı. Acaip sıkılmıştım saçımın o tuhaf görüntüsünden. İki renk duruyordu, diplerim doğal saç rengim, geri kalan simsiyah.. Ve artık nasıl bir boya ya da kınaysa da bi türlü akmıyordu o saçma şey saçımdan. Bi gün gittik annemle kuaföre saçımı kestirdik. Hiç siyah kalmadı saçımda.. "Oh be sonunda kurtuldum, hem saçım kısacık oldu kimsede yok böyle şekil saç ehehehe çok havalıyım" düşüncesiyle güzel güzel okula gittim. İlk derste saçımı boyadığım gerekçesiyle peruklu Fen öğretmeninden, arkasından din öğretmeninden ve arkasından sınıf öğretmenimle beraber şu gözünden hiçbirşey kaçmadığını iddia eden Turizm öğretmeninden güzel bir fırça yedim. Israrla saçımı eski doğal(!) rengine boyamamı söyledi akıllılar.. Saçım biraz uzayıp o saçın doğal saç rengim olduğunu ispat edene kadar da peşimi bırakmadılar..
Yani kıssadan hisse, saçınızı boyamayın. Doğal kalsın.
Öpüldünüz
1 Şubat 2015 Pazar
pişt bi bakın buraya
Selamlar millet!
Bayağıdır yokum biliyorum, çoluk çocuk derken unutuyorum burayı. Orda beni okuyan birileri varsa selam olsun :)
Ben yeni bişeye bulaştım, burda paylaşmayı unuttum iyi mi.. Tırnaklarıma yaptığım desenleri nası yaptığımın videosunu çekiyorum ben. Bunu ingilizce söylesem basitçe "nail art tutorial" diyeceğim ama şu an için "nail art" kavramı tam bir anlam kazanmadığından böyle saçma cümlelerle anlatmaya çalışıyorum derdimi. Movie Maker'ı liseden beri kullanmadığım için accık sakarlıklar yapıyorum videolarda ama onu da mazur görün, daha yeniyim.
Aha bu birinci videom
Bu da ikincisi
İzleyip yorum bırakırsanız sevinirim. He bi de beğenip paylaşırsanız benden keyiflisi olmaz. Hadi yine görüşürüz ben kaçıyorum :)
Durmak yok, anneliğe devam :))
Bayağıdır yokum biliyorum, çoluk çocuk derken unutuyorum burayı. Orda beni okuyan birileri varsa selam olsun :)
Ben yeni bişeye bulaştım, burda paylaşmayı unuttum iyi mi.. Tırnaklarıma yaptığım desenleri nası yaptığımın videosunu çekiyorum ben. Bunu ingilizce söylesem basitçe "nail art tutorial" diyeceğim ama şu an için "nail art" kavramı tam bir anlam kazanmadığından böyle saçma cümlelerle anlatmaya çalışıyorum derdimi. Movie Maker'ı liseden beri kullanmadığım için accık sakarlıklar yapıyorum videolarda ama onu da mazur görün, daha yeniyim.
Aha bu birinci videom
Bu da ikincisi
İzleyip yorum bırakırsanız sevinirim. He bi de beğenip paylaşırsanız benden keyiflisi olmaz. Hadi yine görüşürüz ben kaçıyorum :)
Durmak yok, anneliğe devam :))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


